Devlet Bahçeli'den ülkücülere uyarı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hükümetin, anayasa değişikliği referandumunun arkasında gizli bir gündemi olduğunu ileri sürdü. Referandumda ''evet'' diyecek olan eski ülkücülere uyarı da bulunan Bahçeli, ''yaşanacak gelişmeler karşısındaki özürleri, yaptıkları yanlışı asla telafi etmeyecektir'' dedi.


MHP İstanbul İl Başkanlığınca Abdi İpekçi Spor Salonu'nda düzenlenen bayramlaşma töreninde partililer ve vatandaşlarla bayramlaşan Bahçeli, burada yaptığı konuşmada, iki gün sonra Türkiye'nin geleceğini çok yakından ilgilendiren bir referandum yapılacağını hatırlattı.Bahçeli, "Referandum sürecinde hükümet adına yaşananlar tam bir rezalettir. Toplumun karamsarlığa sürüklendiği bir dönemde gidilen bu referandum süreci, Başbakan'ın siyasette tutunmak adına neleri göze alabileceğini de herkese göstermiştir. Türk milletinin şahit olduğu bu gelişmelerle sis perdesi aralanmış ve karanlık resmin parçaları birer birer yerine oturmaya başlamıştır. İhanet projelerinin amaçları, hedefleri ve yol haritası ile Başbakan'ın gerçek niyetleri de bu süreçte olanca çirkinliğiyle ortaya çıkmıştır" diye konuştu. Devlet Bahçeli, toplumda gerginliklerin artış göstermeye başladığını, kara propagandanın etkisi ile kafası karıştırılmaya çalışılan vatandaşların birbirine karşı hasmane duygular beslemeye başladığını öne sürerek, "İftiraya sarılan, sahte demokrasi havarisi rolü oynayarak siyasi ömrünü uzatmaya çalışan Başbakan'ın kampanyası, bütün ahlaki ölçü ve ayarların kaçtığı bir siyaset iflasına dönüşmüştür" dedi.Referandumda "hayır" kararı verirken, milletin varlığı ve devamı için duydukları kaygıların belirleyici olduğunu belirten Bahçeli, şöyle devam etti:



"Yoksa partimizin, mesela kadınlara tanınacak imkanların, memurlara tanınan hakların artırılması gibi değişikliklerden rahatsızlık duyması elbette ki söz konusu değildir. Bugün bizim 'hayır' kararımızda belirleyici olan temel neden, AKP zihniyetinin ülkemizi götürmeyi hedeflediği yıkım ve ayrışma sürecinin işaretleridir. Bize göre Başbakan Erdoğan'ın masum değişiklik taleplerinin arkasına saklandığı gizli gündemi vardır. Üstelik referandum süreci başlarken gizli diyebileceğimiz bu gündem ileriki günlerde bütünüyle açığa da çıkmıştır. Başbakan'ın gizli gündeminin bütün ip uçlarını, bütün emarelerini, adına hazmettirme dediği bölünme ve ayrışmayı sindirme sürecinin ilanında, Okyanus ötesi ile Avrupa'nın hükümetin önüne koyduğu dayatma listelerinde, bitmeyen bir kimlik arayışının milletimizi 36'ya bölme yolundaki ısrarında, İmralı canisi ile artık saklanamayacak kadar ortaya çıkmış iğrenç pazarlıklarda, 'Hükümet değil devlet görüştü' denilerek PKK ile müzakereleri maskeleme arayışında, açılım denen yıkımı sürdürmek için her türlü ihaneti göze almış bir çürümüşlüğün iğrenç kokusunda görmek mümkündür. Bu gizli gündemden birincisi, PKK açılımının önünü açmaktır. İkincisi ise yolsuzluk ve hırsızlıkların hesabının sorulmayacağı bir yargı sistemi yaratmaktır. Ne kadar inkar edilirse edilsin Başbakan Erdoğan'ın mantığı budur, söylemleri budur."MHP lideri, gizli gündemin, terör örgütü PKK taleplerinin aşamalı olarak ve zamana yayılarak karşılanmasını amaçladığını ileri sürerek, "Adına demokratikleşme denilen bu süreçte yapılmak istenen, teröristleri de kapsayacak siyasi af, Türkçe dışındaki dillerin belediye hizmetleri ve siyasi faaliyetlerde yasal dil olarak kabulü, bu dillerin tüm eğitim kurumlarında kullanılmasının önünün açılmasıdır.



Anayasal düzenlemeler kapsamında ise hedeflenen, milli kimlik tanımının değiştirilerek 'Türkiyelilik' kavramının esas alınması, vatandaşlık bağının Türk milleti kavramı yerine ikame edilmeye çalışılması, Türkiye'nin idari yapısının değiştirilerek yerel yönetimlerin mahalli parlamento olarak çalışacağı özerk bölgeler sisteminin hayata geçirilmesidir" diye konuştu.Anayasa değişiklik arayışında AK Parti'nin niyetinin gün geçtikçe açıkça ortaya çıktığını iddia eden Bahçeli, "Yargı bağımsızlığı değil kendisine bağlı ve bağımlı yargı yaratmak. Türk milletine özgürlük değil etnik bölücülük dayatmak. Türk milli kimliğini değiştirmek, devletin temellerini yıkmak. Yolsuzluk, vurgun ve hırsızlık için özgürlük alanı açmaktır. Milletin hukukunu savunmak değil, Habur'daki çadır mahkemesinin devamını getirmektir. Düzmece hukuk ile adalet önünde hesap vermekten kaçmaktır" dedi."Evet" diyen Ülkücülere uyarıReferandumda tercihlerini "evet" olarak kullanacak vatandaşları da uyaran Bahçeli, "Bu vatandaşlarımız tarihi bir sorumluluğun ve vebalin altına gireceklerdir. Bu itibarla sanat, spor gibi alanlarda toplumsal sorumluluk taşırken şimdi 'evet' deyip sonradan pişman olacakların, yaşanacak gelişmeler karşısındaki özürleri, yaptıkları yanlışı asla telafi etmeyecektir" dedi.



Devlet Bahçeli, ülkücülüğün, geride kalmış bir döneme münhasır bir faaliyetin adı olmadığını da dile getirerek, "Ülkücülük, devam eden, devam edecek olan kutlu bir heyecanın, şuurun ve inancın adıdır. Bu nedenle de ülkücülüğün eskisi asla olmaz. Bu yüzden bir kişinin eskiden ülkücü olmasına değil, bugün ne olduğuna bakılır ve ona göre tartılır" diye konuştu.Vatandaşları referandumda "hayır" oyu kullanmaya çağıran Bahçeli, sözlerini "Referandumun aziz milletimize ve devletimize, demokrasimize ve partimize hayırlar getirmesini diliyorum. Yolunuz, bahtınız ve alnınız açık olsun" diyerek tamamladı.


 
www.gazeteci.tv