"O ses kaydı bana ait!"
Ankara'yı karıştıran ses kaydında sürpriz gelişme


Yargıtay üyelerine ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarının bazı internet sitelerinde yayınlanması Ankara'yı karıştırdı. Kayıtlardaki bir sesin sahibi olduğu iddia edilen Yargıtay üyesi Yaver Aktan, Cumhuriyet'e verdiği röportajda sesin kendisine ait olduğunu konuşmayı inkâr etmedi, 'analiz ve günlük sohbet' olarak nitelendirdi. 



Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, ses kayıtlarının içerik itibariyle hiçbir zaman tasvip edilecek bir şey olmadığını belirterek, "Bir yargıtay üyesinin, hakimin, insanın söyleyebileceği, konuşabileceği şeyler değil" dedi. MHP'li Şandır'a göre, "Adalet pusu kurmaz, bu kişiler o konumdan uzaklaştırılmalı."



ŞOK EDEN SES KAYDI



Ankara, bazı internet sitelerinde yer alan ve Yargıtay üyelerine ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarıyla çalkalanıyor. "Referandumdan ‘hayır’ oyu çıkması için Abdullah Öcalan’a ihtiyaçolduğu", "BDP’nin ‘KCK operasyonlarıyla canınıza okuyacaklar’ diye ‘hayır’ safına çekildiği" şeklindeki konuşmaların yer aldığı ses kayıtlarına iki ayrı doğrulama geldi. Kayıttaki sesin sahibi olduğu iddia edilen Yargıtay 8. Daire Üyesi Hamdi Yaver Aktan, konuşmaların kendisine ait olduğunu kabul etti ancak değişik zamanlardaki konuşmaların montajlandığını iddia etti. BDP’yi iknaya gönderildiği iddia edilen Avukat Turgut Kazan da "BDP’ye gittim, KCK’yı da konuştuk" dedi.



"KONUŞMA BANA AİT AMA MONTAJ VAR"



'Referandumda hayır çıkması için Abdullah Öcalan'a çok ihtiyaç var' dediği ileri sürülen Yargıtay 8. Ceza Dairesi Üyesi Hamdi Yaver Aktan, Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklamada, kayıttaki sesin kendisine ait olduğunu kabul etti. "Bunlar Yargıtay’daki ortam dinlemeleri. Değişik zamanlardaki konuşmalar sanki tek bir konuşmaymış gibi montajlanıyor. Yeni de değil. Tahminime göre Mart yada Nisan ayında" dedi. Turgut Kazan’ı BDP’ye gönderdiği iddiası için "Bu da montaj. Böyle birşey asla sözkonusu değil" diyen Aktan şöyle devam etti: "Bölge oylarının önemli olduğunu konuştuk. Oylarda bir bloklaşma olması halinde bunun kötü olacağını."



"DEMİRTAŞ İLE KCK’YI DA KONUŞTUK"



Ergenekon sanığı Başsavcı İlhan Cihaner’in avukatı Turgut Kazan ise, BDP’li Selahattin Demirtaş ile görüştüğünü ve KCK operasyonlarını da konuştuğunu söyledi. Görüşmenin Yargıtay üyesi Aktan’ın yönlendirmesiyle olmadığını söyleyen Avukat Kazan, "Kayıtlarla oynanmıştır. İlhan Cihaner’in durumunu görüşmek için Devlet Bahçeli, Deniz Baykal ve Selehattin Demirtaş’tan randevu alıp görüştüm" dedi. "KCK’yı konuştunuz mu" sorusuna Kazan "Tam hatırlamıyorum. Demirtaş da böyle bir KCK operasyonunu görüşmüş olabileceğimizi söylüyor. Tabi ki görüşmüşüzdür" dedi.





YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ BAŞKANI YUSUF ULUÇ: "BENİM DIŞIMDA YAPILAN VE MONTAJLANAN YAZININ BU BÖLÜMLERİNİ

ASLA KABUL ETMİYORUM"




Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Başkanı Yusuf Uluç,

ses kayıtlarında geçen Yargıtay üyeleri Hamdi Yavar Aktan ve Fatih Arıkan ile hiç

bir zaman bir araya gelmediğini, asla böyle bir sohbetin de yanında yapılmadığını

belirtti.

Uluç, yaptığı yazılı açıklamada, bir gazetede 30 Ağustos Pazartesi günü

yer alan konuşmalarla "en ufak bir ilgisinin bulunmadığını" bildirdi.

Söz konusu konuşmaların kendisi dışında yapılan konuşmalar olduğunu, ne

zaman, nerede yapıldığı ve doğruluğu konusunda hiçbir bilgisi bulunmadığını

belirten Uluç, "Benimle ilişkilendirilmesi hayret ve ibret vericidir" dedi.

Değişik zamanlarda yapılan konuşmaların bir araya getirilerek tek bir

konuşmaymış gibi montajlandığını ifade eden Uluç, ses kayıtlarında geçen Yargıtay

üyeleri Hamdi Yavar Aktan ve Fatih Arıkan ile hiç bir zaman bir araya

gelmediğini, asla böyle bir sohbetin de yanında yapılmadığını kaydetti.

Avukat Turgut Kazan’ı da hiç tanımadığını bu yüzden bir araya

gelmelerinin, konuşmalarının düşünülemeyeceğini vurgulayan Uluç, şunları

kaydetti:

"Benim dışımda yapılan ve montajlanan yazının bu bölümlerini asla kabul

etmiyorum. Bunu vicdanlara havale ediyorum. Dinlemenin yasa dışı yapılmış olması

da ayrı bir olaydır. Hiçbir zaman adalet cübbesini giyerek hukuku kirletme ve

derin bağlantılar içinde toplum mühendisliğine soyunmadım. Hiç şüphesiz buna

hakkım da yoktur. Kendi payıma bunu açıklık sayarım.

Bunun servis edilmesinin nedeni, şu veya bu şekilde bu sohbetten

yararlanmak ve 4 Mart 2010 tarihinde yapılan Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Başkanlığı

seçiminin sonucunu karalamaktır. Çünkü bazı görsel medyada 8. Hukuk Dairesi

Başkanlığı seçiminin üzerinden 6 ay geçtiği halde ’Yusuf Uluç’u Adalet eski

Bakanı Seyfi Oktay seçtirdi, karşısındaki aday Selamet İlday seçimi kaybetti’

denilmektedir."

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Başkanlığı seçimine Selamet İlday, Satılmış

Altıngöz ve kendisi olmak üzere 3 adayın katıldığını ifade eden Uluç,

açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Ama üzülerek seçim sonucuna değinmek zorundayım. Seçimin ilk turunda

ben 103 oy, Sayın İlday 90 oy ve Sayın Altıngöz 37 oy almışızdır. İkinci turda

Sayın Altıngöz’ün adaylıktan çekilmesiyle Sayın İlday bu turda 96 oy almış olup

37 oy farkla 133 oyla başkanlık seçimini kazandım. Hal böyle iken Sayın Oktay

nasıl oluyor da beni seçmiş oluyor. Bu iddia ile öncelikle özgür iradesiyle oy

kullanan 250 Yargıtay üyesine en azından saygısızlık edilmiş olmuyor mu? Bir an

için bu iddiaların doğru olduğunu kabul edelim. Sayın İlday bu seçim dışında daha

önce yapılan 5 ayrı seçimde de aday olmuştur. Bu yapılan 5 ayrı seçimde ben aday

dahi değildim. Peki bu durumda bu arkadaşımız kimin yüzünden ve ne için seçimi

kaybetmiştir. Bu nedenle bu yönde yapılan tüm yorumlar gerçek dışı olup asla

kabul etmiyorum. Bunu da vicdanlara havale ediyorum. Ayrıca bu konu Sayın

İlday’la da konuşulmuş olup halen yanı dairede çalışmaktayız. Yüksek Yargıtay’da

yapılan tüm başkanlık seçimleri hangi ortamda yapılmışsa sözü edilen seçimde aynı

biçimde ve aynı ortamda yapılmıştır. Bunda kimsenin bir kuşkusu da yoktur."

Yusuf Uluç, ayrıca yasa dışı dinleme konusunda gerekli işlemin taktir ve

ifası için Yüksek Yargıtay Birinci Başkanlığı aracılığıyla Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdi.


 
www.gazeteci.tv